Okulun mimari tasarımı, çok yönlü gelişimi ve iyilik hâlini destekleyen, öğrenmenin gündelik yaşamla iç içe geçtiği bir ortam oluşturmayı hedefler. Sınıflardan kampüsün geneline, okul yaşantısından mekânın öğrencilerin estetik bakış açısında yaratacağı etkiye kadar tüm süreç; uzmanlar, mimarlar ve öğretmenlerin ortak çalışmasıyla, yaşayan ve yaşam alanı olan bir okul anlayışıyla planlandı.
BAYETAV Okulları’nda sanatı, yalnızca özel yetenek alanı olarak değil, bireyin bütüncül gelişiminin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyoruz. Okul yaşamı boyunca sanat derslerinin sürekliliğini korurken; sanatsal ifade biçimlerine yalnızca sanat derslerinde değil, farklı disiplinlerin içinde de yer veriyoruz. Böylece öğrencilerin farklı sanat dallarıyla ilişkilerini keşfedebilecekleri zaman ve mekânları, öğrenme sürecinin doğal bir parçası hâline getiriyoruz.
Fiziksel aktiviteyi ise yalnızca spor dersleriyle sınırlı bir alan olarak görmüyoruz. Açık ve kapalı alanlar, bahçeler, spor ve oyun alanlarının yanı sıra sınıf içindeki öğrenme deneyimleri de çocukların hareket ihtiyacını destekleyecek şekilde kurgulanıyor. Hem bedensel hem de zihinsel etkinliği gözeten ders yapıları; öğrencilerin ders dışı zamanlarda karşılaşmalarına, etkileşime girmelerine ve kendilerini ifade etmelerine olanak tanıyan nitelikli ve işlevsel mekânlarla tamamlanıyor.
Açık alandaki oyun, etkinlik ve buluşma noktalarıyla birlikte iç ve dış mekânlar arasındaki akış, öğrencilerin mekânla kurduğu ilişkiyi güçlendiriyor. Bu bütüncül yaklaşımla kampüs, yalnızca bir eğitim alanı değil; öğrenmenin, hareketin ve topluluk olmanın birlikte yaşandığı aktif bir yaşam merkezine dönüşüyor.